Mister gol
GS Divan Kurulu üyesi Hayri Kozak kulübün yeni
başkanını seçeceği kongre öncesinde düzenlediği
"on yıl önce ,on yıl sonra " konulu sunumda ;
Galatasaray'ın kurtuluşu olarak görülen Riva'nın alındığı yıl,aynı
paraya transfer edilen
Tacettin'i hatırlatmıştı.Tacettin eleştirilen transferini ve oynadığı
bir buçuk yılda yaşadıklarını anlattı.
|
 |
Çok sevdiği topun peşinden koşarken,profosyonel
futbola rastlantı eseri başlıyor.Arkadaşlarıyla Fenerbahçe'nin
Düzenlediği mahalleler arası futbol turnuvasına katılıyorlar.Boy pos
yerinde, bundan iyi defans oyuncusu olur deyip alıyorlar Fenerbahçe'nin
alt yapısına.
Sene 1966 iki sene genç takımda oynuyor.Donanma Kamil "senden iyi golcü
olur" deyip forvette oynatmaya başlıyor Tacettin'i.İki sezon İstanbul
liginin gol kralı oluyor gençlerde.19 Yaşındayken de ver elini A takım.Fenerbahçenin
Datçu'lu Can Bartu'lu efsane kadrosuna terfi ediyor,bir forvet adamı
değil bir defans adamı olarak.
"önemli değildi.Can Bartu'dan Yılmaz Şen'den Ogün Altıparmak'tan kamp
yaptıkları otele gidip imza alırdım.Bir anda onların yanındaydım artık."
|
 |
"NE YAPTIN TACİ"
Fenerbahçe'de değişen bi şey yok aslında o
zamanda.Genç futbolcular maçların sonunda anca 3-5 dakika giyiyor
formayı.Böyle devam ederken Eskişehirspor'la oynadıkları bir kupa maçını
unutamıyor."Eskişehirsporile Türkiye kupasında yarı final
oynuyoruz.Yedek olduğum için kulübeye doğru gidiyorum.Sahaya çıkacak ilk
onbir hazırlanmış.Birden Levent ağabey'in cezalı olduğunu söylediler.Sen
onun yerine sol bek çıkıyorsun deyip telaşla formamı giydirdiler,tozluğu
bağladılar.Hocanında sol açık Halil'i tutacaksın dediğini
hatırlıyorum."Maç bittiğinde Fenerbahçe 3-0 yeniliyor ve Halil iki gol
atıyor."heyecandan maçta nerede durduğumu bile hatırlamıyordum" diyor
Tacettin
Rövanşta yine sahada ama bu kez orta sahada
ve o dönemin efsane kadrosuna sahip Eskişehirsporun en iyi oyuncusu
Fethi'yi tutuyor.1-0 kazanıyorlar.Eleniyorlar ama ertesi gün gazeteler
onun müthiş oyunundan bahsediyor. |
|
Fenerbahçe formasıyla unutamadığı bir maçta
Hazım'ın jübilesiydi.Hazım Fenerbahçe'nin eski kalecisiydi.Sakaryaspor'da
oynuyor.Jubilesine de bizide çağırıyor.Soyunma odasında takımın
ağabeyleri pozisyon olursa gol yapmayalım diye karar almış.Bize de bir
şey söylemediler.Bende defans oynuyordum Ogün Altıparmak kenardan daldı
bende koptum gittim elimi kaldırdım bana atsın diye ortayı kesti
gelişine yapıştırdım gol.Nasıl seviniyorum fakat kime koştuysam
tersliyor beni anlamadım ne olduğunu. |
|
"İYİ İNSAN OLMAYA
ÇALIŞTIM HEP HAYATIM BOYUNCA"
Metin Oktay'ın jübilesindede oynuyor Fenerbahçe
formasıyla.İki sezon A takımda kalıyor sonra da Feriköy spor'a
kiralanıyor.Ardından da birinci ligde oynayan Giresunspor'a geçiyor.İki
sezon sonrada Bursaspor'a Bu arada altyapıdan beri birlikte oynadığı
Bünyamin'de yanında İkili oluyorlar.Leblebi gibi de gol
atıyorlar.Bursaspor'da ikinci sezonunu oynarken askerlikten dolayı ilk
dört maçta oynamamasına karşın attığı 13 golle bronz ayakkabı alıyor."o
dört maçıda oynasaydım kesin gol kralı olurdum"diyor bugün.Sezon sonunda
sözleşmesi bitiyor.Bursaspor kalmasını istiyor fakat o aynı görüşte
değil."Giresun ve Bursa'da ailemden uzak kalmıştım.Bana göre değildi
gurbet,İstanbul'a dönmek istiyordum." |
|
"VİLLADA SAKLIYORLAR "
Bu arada Galatasaray'ın İngiliz hocası Malcolm
Allison iki futbolcunun mutlaka alınmasını istiyor yönetimden ;sol açık
Mustafa Denizli ve santrafor Tacettin Ergürsel.Tacettin teklif üzerine
satış listesine konmasını istiyor." O zaman sistem farklıydı.Noterden
satış listesine koyun diye bir yazı gönderiyordun.Sonrada kulüp bir
rakam belirliyordu.Talip olan takımlar,açık artırma usulü bonservisi
almaya çalışıyordu."Devreye Zonguldakspor da giriyor."Rakam öyle bir
arttı ki,uçuk bir fiyata geldi bonservisim Bu arada asker olduğu için
birliğinden bir ay izin alıyor.Geliyor İstanbul'a .Galatasaray'lı
yöneticiler bir ay içinde İstanbul'a yakın bir yere aldırırız
askerliğini merak etme diyorlar.Bursaspor'lularda aba altından sopa
gösteriyor."Bonservisin öyle bir rakama gelecek ki Real Madrid bile
alamayacak.Sende burada oynayacaksın " |
 |
|
"Galatasaray'lı yöneticilerle senelik 500 bin
liraya anlaşmıştım.Kendi alacağımdan 150 bin feragat ettim.Yeterki
bonservisimi alın dedim".Galatasaray alıyor bonservisini.Sene 1977.Bir
anda Türkiye'nin en pahalı futbolcusu oluyor.Gazeteler manşetlere taşıyr.Hatta
transfer haberinin yanına bir M.A.N. otobüsünün fotoğrafını koyuyorlar
ve ne kadar pahalı olduğunu anlatmak için her yerde 1 milyoon 750 bin
liralık Kral yazılıyor,konusuluyor.Galatasaraylı yöneticiler
kaçırılmasından korkup apar topar imza gününe kadar Vaniköy'de bir
villaya saklıyorlar Tacettin'i.Erdoğan Arıca,Konya'dan Murat
Kandil,Trabzon'dan Ergin ve ben 4 kişi denize girip imza atmayı
bekledik.İlyas namoğlu geldi Hürriyet'ten Bize "iz havuzun kenarında
sohbet eder gibi yapın ben gizli çekerim sizi " dedi.Çalıların arkasına
geçip çekti fotoğrafları.Bir gün sonra manşetteydik."Kaçırılan
futbolcular diye"İyi bir santrafordum. Başarılıydım.Ama Türkiye'nin en
pahalı futbolcusu olacak biri değildim. Türkiye'de ben dahil o rakama
hiçbir futbolcu yoktu.O parayı kimse vermezdi. |
|
ZEKİ MÜREN'İN ŞÖFÖRÜ
Her şey iyi başlıyor.Galatasaray ile altı
hazırlık maçına çıkıyor,beş gol atıyor.Gazeteler "mister gol" diye lakab
takıyorlar ona.Gol krallığının en büyük adayları arasında
gösteriliyor."Tek sıkıntımız antrenman sahamız yoktu.Ali Samiyen'in
yanındaki toprak sahada yapardık antrenmanları.Altunizade'de
yapardık.Birde Belgrad ormanlarına koşuya giderdik.Zeki Müren'in eski
şöförüydü minibüs şöförümüz.Gırgır şamata geçerdi yolculuklar"Yolunda
gitmeyen tek şey ise askerliği.Aldığı izine rağmen Galatasaraylı
yöneticiler biz hallederiz diyerek onu maçlara çıkarıyor tam iki ay
sonra aldırıyorlar İzmit'e ."Bu arada firarımı verdiler
askerlikten".Mahkemelik oluyor.Raporlar alıyorlar,nafile.Bir gün
Hürriyet gazetesinde,Fatih Terim'in pavyon önünde adam dövdüğü iddia
edilen haberin hemen altında küçücük bir haber çıkıyor :"Tacettin
hapiste!".
"Futbolcular rahat yapar askerliğini bende öyle
yapmıştım.Ama 10 gün ceza alınca tamam oğlum bittin sen dedim kendi
kendime".10 Gün sonra tekrar maçlara çıkıyor,ancak mahkemesi devam
ediyor."Askeri hakimler davadan önce maç kaç kaç biter hafta sonu diye
soruyorlardı.Sonra mahkemeye giriyoruz. Bu kez sen filanca tarihte
nerdeydin diye sert çıkıyorlardı".Bu arada Galatasaray'da geceleri
futbolcuların peşine gönüllü müfettişlerin takıldığı ve ne yaptığının
rapor edildiği bir dönem. "Ben gözümle görmedim amavardı böyle bir
şey"diyor.
Gece yaşamına meraklı futbolculardan
değil."İtalyanca hafif batı müziği dinlerdim futbolculuk yıllarımda.Albano
hayranıydım.Türklerden de İlhan İrem'in büyük hayranıyımdır.Şimdilerde
daha çok Türk sanat müziği dinliyorum.Aslında içinde hüzün var
dinlediğim tüm şarkıların".Geziyor,tozuyor ,kız arkadaşları oluyor ama
hep dozunda yaşıyor bunları."Galatasaray'a geldiğim zaman şöhret isim
olunca gazetelerde resmimiz boy boy çıkınca kamp yaptığımız otellerde
kızlar arardı."Tanımadığım kız "Tacettin bey merhaba "diyerek açardı
telefonu.Gece hayatım barve pavyon değildi.Gezdim tozdum ama aşırılık
yapmadım. Hem sevmiyordum hemde dini hassasiyetlerim vardı,inançlarıma
tersti".
"Askerliğimin yanacağı korkusu kabusa dönmüştü
benim için.Kendimi futbola veremiyordum.Birde ligin başlarında İngiliz
hoca gidince kötü oldu".Gaşatasaray'da futbol şubesi sorumlusu olan
Doğan Koloğlu ve görevi dervralan Fethi Demircan çekiyorlar bir köşeye
"bak oğlum biz aslında seni istemiyorduk.Gökmen varken bu takım iki
santraforla oynamaz " diyerek olacakları haber veriyorlardı."Allison
gitmiş bana güvende azalmış.Başarılı olamadığımdan dolayı içimde
fırtınalar kopuyordu.Rahat,huzurlu değildim."Ya yedek çıkıyor sahaya ya
da ilk onbirde başlayıp ikinci yarı alınıyor.""topa vurmaya korkar hale
gelmiştim.Yine oyundan alırlarmı, seyirci bağırırmı diye düşünüyordum
hep"Golcü olarak alınan adamın iyi oyununa bakmıyor taraftar,ondan gol
bekliyor.İstanbul'da bir maça ilk onbir de başlıyor,devre golsüz
berabere bitiyor.Seyirci başlıyor"Gökmen ,Gökmen.. "temposuna." Soyunma
odasında Doğan Koloğlu yanıma geldi."Tacettin sen şimdi çık,haftaya
Bursaspor maçı var seni kesin orda oynatırım,bak seyircide
bapğırıyor"dedi. "İzah etmek zorunda değilsin"dedim.Böyle mahalle takımı
pazarlığı olurmu?Hem haftaya beni niye mutlaka oynatıcaksın,neye göre
söz veriyorsun,belki iyi olmayacağım haftaya".Galatasary'olmaktan mutlu
olmasına mutluda kişilerde sorun yaşıyor."Bursaspor'da hocam Ömeragiç
şiveli bir şekilde "çocuuum,çik oyna ,rahat ol"derdi.Güven verirdi bana
Galatasaray'da hem o paranın altında ezildim,hem askerlik problemi
yaşadım ,ama en önemlisi sahada güven duyulmadı". |
|
YARI DELİ RAPORU
Galatasaray'daki ilk sezonu böyle
tamamlıyor.İkinci sezon Coşkun Özarı geliyor takımın başına ."Takımda
kalsın" diyor hoca.Kalıyor."Ama olmadı sezonun ortasında Bursaspor'a
geri kiralandım.Bir buçuk sezonluk Galatasaray macerası noktalanıyor
böylece."Bursa'ya döndüğümde askeri mahkemem devam ediyordu. Yönetici
ağabeylerim ve birkaç futbolcu arkadaşım akıl verdi.Deli raporu al
kurtul diye.Bursa'dan böyle bir rapor hazırladılar benim için.46 değil
yalnız,yarı deli 47 raporu.Askeri mahkeme o raporu da kabul
etmedi".Sağlamken rapor aldığını anlatıyor olmaktan dolayı rahatsız
Tacettin."Benim istediğim şeyler değildi bunlar.Profosyonel
futbolcuydum.İdareciler diyorki sen çık maçını oyna biz hallederiz.Biz
de yaptık".Sıkılıyor futboldan, yaşadıklarından.O sezonun sonunda
birinci ligde oynayan bir kaç anadolu takımından teklif almasına
karşın,İstanbul'da oynamayı tercih edip ikinci ligdeki Vefa'nın yolunu
tutuyor."Vefa'da bir sezon oynadıktan sonra bıraktım futbolu.30
yaşındaydım daha.Ama çok bunalmıştım.Sonra 1985'ti galiba.Üçüncü lig
yeni kurulmuş.Beyoğluspor yöneticileri ısrar ettiler.Kulüpte para
yoktu.Video furyası yaşanıyordu.Bir yöneticinin de beyaz eşya ağazası
vardı.Bit tv,bir video'ya zevkine oynadık.Bünyamin'le birlikte nostalji
oldu bizim için"Aynı paraya alınan Riva bugün 1 milyar dolarlık bir
arazi ve Galatasaray'ın kurtuluşuyken,o ne yaptı aldığı parayı sorusu
geliyor akla"Ben hepsinin almamıştım o paranın.350 bin liraya gelmiştim
Galatasaray'a.Bizim zamanımızda yatırım yapmak diye birşey yoktu.Banakaya
koyardın paranı.Şimdi alsaydım keşke arsa falan diyorum."
Kayınpederinin aracılığı ile
ticarete atılıyor futboldan sonra."Bizim zamanımızın topçusu ticareti
bilmezdi.Çek senet getirse yazamazdı.Sabah onda birde uyanır,antrenmana
maa çıkar,gezer tozar ,yer içer,bohem bir hayat sürerdi
futbolcu.Ticarete intibakımız zor oldu bu nedenle".1979 Senesinde
evlendiği eşi Zehra hanımdan üçü kız biri erkek dört çocuğu oluyor
Tacettin Ergürsel'in;Ömer,Zeynep,ve ikizler Betül ile Şeyma.Onları
anlatırken eski günleri anımsadığında parlayan gözleri daha bir
parlıyor.Tek amacını " iyi insan olmaya çalışıtım hep"
diyerek.özetlediği 56 yıllık hayatı boyunca,elde ettiği en değerli
hazinesi onlar belliki.Oğlunu kaybediyor iki yıl önce.Bir anda ağlamaya
başlıyor,güçlü olması gerektiğini bilerek yutkunuyor.Üç büyüklerde
oynayan nice futbolculara selam olsun diyerek kalkacakken elimi
tutuyor:"Klişe gibi olacak,ama gerçekten paraya hiç değer
vermedim.Futbolu o kadar çok seviyordum ki,para ikinci planda
geliyordu.Büyük takımda oynamak öenmliydi benim için.Kullanıldım mı
diyeyim,yanıltıldım mı? Ne derseniz deyin işte"..... |
CLUB EVRENYE
Evrenye köyünde bir jenerasyon değişikliği var.Evrenye gençleri şu anda
bu jenerasyon değişikliğine öncülük ediyorlar.İlk başlarda 50 yaş
yukarısı hemen kabullenemedi ama ilerledikçe köyde güzel bir hava
yakaladı ve insanların hoşuna gitmeye başladı.Club Evrenye'deki bu genç
kardeşlerimiz buna öncülük ediyorlar.Köyümüzde bu sayede fiziki ve
sosyal gelişim başladı ve devam ediyor.Bu değişimin köyümüzün
örf,adetlerini ve muhafazakar yapısını bozmadan yapıldığı için orta yaş
grubuda bu durumdan memnun. Bu başarılarından dolayı Club Evrenye Tim'i
tebrik ediyorum.
|
 |
|
|